İsmâil Hakkı Bursevî’nin Rûhu’l-Beyân Tefsirinde Allah’ın Varlığının Delilleri

Stok Kodu:
9786258724691
Boyut:
135-210-
Sayfa Sayısı:
112
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026-04-15
Kapak Türü:
Karton
Kağıt Türü:
Kitap Kağıdı
Dili:
Türkçe
%20 indirimli
180,00
144,00
Havale/EFT ile: 142,56
Temin süresi 3 gündür.
9786258724691
387931
İsmâil Hakkı Bursevî’nin Rûhu’l-Beyân Tefsirinde Allah’ın Varlığının Delilleri
İsmâil Hakkı Bursevî’nin Rûhu’l-Beyân Tefsirinde Allah’ın Varlığının Delilleri
144
Allah'ın varlığı ve birliği konusu, insanlığın en temel metafizik arayışlarından biridir. Kelam ilminin ortaya çıkış amacı da bu arayışa cevap aramak ve insanlara makul açıklamalar sunmaktır. Tasavvuf ilmi ise bir Müslüman'ın Rabb'ini tanıyarak O'na yakınlaşmasını ve insanın arzu ve istekleri yerine ilahi iradeye yönelmesini sağlamayı hedefler. Her iki ilmin ortak amacı, kul ile Yaratıcı arasındaki bağı güçlendirmektir. Bu çalışma, kelam ve tasavvuf ilimlerinin Allah'ın varlığı konusundaki kesişim noktalarını ele almayı amaçlamaktadır. Çalışmanın temel kaynağını oluşturan Rûhu'l-Beyân fî Tefsîri'l Kur'ân adlı tefsirin müellifi İsmâil Hakkı Bursevî, 17 yüzyılın önemli mutasavvıflarındandır ve Celvetiyye tarikatının Hakkîlik kolunda şeyhlik yapmıştır. Aynı zamanda Bursa'da imamlık görevini sürdürürken verdiği vaazlar sırasında Rûhu'l-Beyân tefsirini kaleme almıştır. Rivayetlerle desteklenen bu tefsir, tasavvufî terminolojiye dayalı işârî bir karakter taşımaktadır. Bursevî, batınî bakış açısına yönelmekle birlikte, itikadî meselelerde akıl ve mantığa da başvurmuştur. Bilginin sadece akıl yoluyla değil, ilham gibi farklı yollarla da elde edilebileceğini savunarak kelam metodolojisinin ötesine geçmiştir. Ona göre ilham da bilgi edinmede geçerli ve güvenilir bir kaynaktır. Rûhu'l-Beyân tefsirinde Allah'ın varlığı konusu sistematik biçimde incelendiğinde, Bursevî'nin bu meseleye belirli kavramlar çerçevesinde yaklaştığı görülmektedir. Tevhid, marifet ve basiret bu kavramların başında gelmektedir. Bu kavramları kul-Allah ilişkisi temelinde ele alarak açıklamıştır. Ayrıca Kur'an-ı Kerim'de geçen Allah'ın esmâ ve sıfatlarının, O'nun tanınmasında önemli bir rol oynadığını vurgulamıştır. Zira bir varlığı tanımak, onun niteliklerini bilmekle mümkündür. Rûhu'l-Beyân tefsirinde, Allah'ın varlığına dair deliller kelamî yöntemle değerlendirildiğinde şu başlıklarla özetlenebilir: Hudûs, İmkân, İlk Muharrik, Mükemmel Varlık, Gaye ve Nizam, Dini Tecrübe, Fıtrat, Ahlak delilidir. Bu deliller arasında özellikle dikkat çeken nokta, Bursevî'nin dini tecrübe deliline getirdiği özgün yorumdur. Bu delili, marifetullah, seyr-ü sülûk ve sâlik kavramları üzerinden açıklamış ve tasavvufun nihai mertebesi olan insan-ı kâmil düzeyine erişen bireylerin ulaşabileceği bir delil olarak yorumlamıştır. Sonuç olarak bu çalışma, mutasavvıf kimliğiyle öne çıkan Bursevî'nin Allah'ın varlığına dair deliller konusundaki özgün yorumlarını Rûhu'l-Beyân tefsiri çerçevesinde inceleyerek, bu kadim arayışa kelâmî bir perspektif kazandırmayı hedeflemektedir.
Allah'ın varlığı ve birliği konusu, insanlığın en temel metafizik arayışlarından biridir. Kelam ilminin ortaya çıkış amacı da bu arayışa cevap aramak ve insanlara makul açıklamalar sunmaktır. Tasavvuf ilmi ise bir Müslüman'ın Rabb'ini tanıyarak O'na yakınlaşmasını ve insanın arzu ve istekleri yerine ilahi iradeye yönelmesini sağlamayı hedefler. Her iki ilmin ortak amacı, kul ile Yaratıcı arasındaki bağı güçlendirmektir. Bu çalışma, kelam ve tasavvuf ilimlerinin Allah'ın varlığı konusundaki kesişim noktalarını ele almayı amaçlamaktadır. Çalışmanın temel kaynağını oluşturan Rûhu'l-Beyân fî Tefsîri'l Kur'ân adlı tefsirin müellifi İsmâil Hakkı Bursevî, 17 yüzyılın önemli mutasavvıflarındandır ve Celvetiyye tarikatının Hakkîlik kolunda şeyhlik yapmıştır. Aynı zamanda Bursa'da imamlık görevini sürdürürken verdiği vaazlar sırasında Rûhu'l-Beyân tefsirini kaleme almıştır. Rivayetlerle desteklenen bu tefsir, tasavvufî terminolojiye dayalı işârî bir karakter taşımaktadır. Bursevî, batınî bakış açısına yönelmekle birlikte, itikadî meselelerde akıl ve mantığa da başvurmuştur. Bilginin sadece akıl yoluyla değil, ilham gibi farklı yollarla da elde edilebileceğini savunarak kelam metodolojisinin ötesine geçmiştir. Ona göre ilham da bilgi edinmede geçerli ve güvenilir bir kaynaktır. Rûhu'l-Beyân tefsirinde Allah'ın varlığı konusu sistematik biçimde incelendiğinde, Bursevî'nin bu meseleye belirli kavramlar çerçevesinde yaklaştığı görülmektedir. Tevhid, marifet ve basiret bu kavramların başında gelmektedir. Bu kavramları kul-Allah ilişkisi temelinde ele alarak açıklamıştır. Ayrıca Kur'an-ı Kerim'de geçen Allah'ın esmâ ve sıfatlarının, O'nun tanınmasında önemli bir rol oynadığını vurgulamıştır. Zira bir varlığı tanımak, onun niteliklerini bilmekle mümkündür. Rûhu'l-Beyân tefsirinde, Allah'ın varlığına dair deliller kelamî yöntemle değerlendirildiğinde şu başlıklarla özetlenebilir: Hudûs, İmkân, İlk Muharrik, Mükemmel Varlık, Gaye ve Nizam, Dini Tecrübe, Fıtrat, Ahlak delilidir. Bu deliller arasında özellikle dikkat çeken nokta, Bursevî'nin dini tecrübe deliline getirdiği özgün yorumdur. Bu delili, marifetullah, seyr-ü sülûk ve sâlik kavramları üzerinden açıklamış ve tasavvufun nihai mertebesi olan insan-ı kâmil düzeyine erişen bireylerin ulaşabileceği bir delil olarak yorumlamıştır. Sonuç olarak bu çalışma, mutasavvıf kimliğiyle öne çıkan Bursevî'nin Allah'ın varlığına dair deliller konusundaki özgün yorumlarını Rûhu'l-Beyân tefsiri çerçevesinde inceleyerek, bu kadim arayışa kelâmî bir perspektif kazandırmayı hedeflemektedir.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat
G-MKS8NWYW8V