9786258724684
387831
https://www.marufkitap.com/yatirim-fonlarinin-hukuki-mahiyeti
Yatırım Fonlarının Hukuki Mahiyeti
200
Yatırım fonları, tasarruf sahibi yatırımcılardan toplanan paralarla oluşturulan ve riskin dağıtılması ilkesi doğrultusunda çeşitli varlıklara yatırım yapılmasını sağlayan malvarlıklarını ifade etmektedir. Tüzel kişiliğe sahip olmayan bu fonlar, ilk bakışta iki taraflı bir sözleşme ilişkisi izlenimi verse de gerçekte çok taraflı ve karmaşık bir hukukî yapı arz etmektedir. Bu nedenle yatırım fonlarının hukukî mahiyetinin belirlenebilmesi için fon tarafları arasındaki ilişkilerin ayrı ayrı incelenmesi gerekmektedir. Bu ilişkiler içinde fonun temel işleyişini belirleyen en önemli hukukî bağ ise portföy yönetim şirketi ile katılma payı sahipleri arasındaki ilişkidir. Türk mevzuatında bu ilişkiyi doğrudan düzenleyen belirli bir sözleşme tipi bulunmamaktadır. Bu sebeple ilişkinin hukukî niteliği, fon içtüzüğü ve izahname hükümleri esas alınarak belirlenmekte ve Türk hukuk literatüründe kolektif yatırım sözleşmesi olarak nitelendirilmektedir. İslâm hukuku bakımından ise söz konusu ilişki; yöneticinin belirli bir ücret alması hâlinde ücretli vekâlet, kârdan pay alması durumunda mudârebe ve fon portföyüne ortak olması hâlinde ise inân şirketi diye temellendirilmektedir. Türkiye'de faaliyet gösteren yatırım fonlarının mahiyetini ele alan İslâm hukukçuları, fon yöneticisine belli bir ücret ödenmesinden hareketle taraflar arasındaki ilişkiyi vekâlet akdi çerçevesinde değerlendirmektedir. Böylece fon yöneticisine ödenen yönetim ücreti vekâlet akdinin doğal bir sonucu olarak kabul edilirken belirli bir hedefin gerçekleşmesine bağlı olarak tahakkuk eden performans ücreti de cuâle akdi kapsamında izah edilmektedir. Katılma paylarının piyasa değeri üzerinden iade edilmesi sermaye garantisi doğurmadığından İslam hukuku bakımından meşru kabul edilmektedir. Fon malvarlığının inançlı mülkiyet esasına göre portföy yönetim şirketi adına kayıtlı olması ise İslam hukuk literatüründe bey‘ bi'l-vefâ kapsamında tartışılan sınırlı mülkiyet anlayışıyla benzerlik göstermektedir.
Yatırım fonları, tasarruf sahibi yatırımcılardan toplanan paralarla oluşturulan ve riskin dağıtılması ilkesi doğrultusunda çeşitli varlıklara yatırım yapılmasını sağlayan malvarlıklarını ifade etmektedir. Tüzel kişiliğe sahip olmayan bu fonlar, ilk bakışta iki taraflı bir sözleşme ilişkisi izlenimi verse de gerçekte çok taraflı ve karmaşık bir hukukî yapı arz etmektedir. Bu nedenle yatırım fonlarının hukukî mahiyetinin belirlenebilmesi için fon tarafları arasındaki ilişkilerin ayrı ayrı incelenmesi gerekmektedir. Bu ilişkiler içinde fonun temel işleyişini belirleyen en önemli hukukî bağ ise portföy yönetim şirketi ile katılma payı sahipleri arasındaki ilişkidir. Türk mevzuatında bu ilişkiyi doğrudan düzenleyen belirli bir sözleşme tipi bulunmamaktadır. Bu sebeple ilişkinin hukukî niteliği, fon içtüzüğü ve izahname hükümleri esas alınarak belirlenmekte ve Türk hukuk literatüründe kolektif yatırım sözleşmesi olarak nitelendirilmektedir. İslâm hukuku bakımından ise söz konusu ilişki; yöneticinin belirli bir ücret alması hâlinde ücretli vekâlet, kârdan pay alması durumunda mudârebe ve fon portföyüne ortak olması hâlinde ise inân şirketi diye temellendirilmektedir. Türkiye'de faaliyet gösteren yatırım fonlarının mahiyetini ele alan İslâm hukukçuları, fon yöneticisine belli bir ücret ödenmesinden hareketle taraflar arasındaki ilişkiyi vekâlet akdi çerçevesinde değerlendirmektedir. Böylece fon yöneticisine ödenen yönetim ücreti vekâlet akdinin doğal bir sonucu olarak kabul edilirken belirli bir hedefin gerçekleşmesine bağlı olarak tahakkuk eden performans ücreti de cuâle akdi kapsamında izah edilmektedir. Katılma paylarının piyasa değeri üzerinden iade edilmesi sermaye garantisi doğurmadığından İslam hukuku bakımından meşru kabul edilmektedir. Fon malvarlığının inançlı mülkiyet esasına göre portföy yönetim şirketi adına kayıtlı olması ise İslam hukuk literatüründe bey‘ bi'l-vefâ kapsamında tartışılan sınırlı mülkiyet anlayışıyla benzerlik göstermektedir.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.