9786258724493
387720
https://www.marufkitap.com/laiklik-din-ve-tanri-sapmasi
Laiklik - Din ve Tanrı Sapması
160
Bu eser, modern dönemde özellikle İslam dünyasında yaygınlık kazanan laiklik ve sekülerlik anlayışlarını, Tanrı ve din tasavvurunda meydana getirdiği dönüşümler bağlamında eleştirel bir perspektifle incelemektedir. Çalışmanın temel iddiası, laik-seküler ideolojilerin yalnızca siyasal ve toplumsal alanı değil, aynı zamanda inanç biçimlerini, Tanrı algısını ve dini yaşama pratiklerini de derinden dönüştürdüğüdür. Yazar, bu dönüşümü “Tanrı ve din sapması” kavramı etrafında tartışarak, modern ideolojilerin Tanrı'yı kamusal hayattan sürgün eden, dini ise bireysel ve işlevsiz bir alana hapseden yönlerine dikkat çekmektedir. Eserde, Batı kaynaklı ideolojilerin tarihsel gelişimi ile İslam düşüncesinin tevhid merkezli Tanrı anlayışı karşılaştırılmakta; özellikle laikliğin, Tanrı'yı otorite ve hükümranlık alanının dışına iterek beşerî ideolojileri fiilen kutsallaştırdığı savunulmaktadır. Bu durumun, Müslüman birey ve toplumlarda zihinsel bir parçalanmaya, inanç–amel bütünlüğünün zedelenmesine ve dinin hayatı dönüştürücü gücünün zayıflamasına yol açtığı ileri sürülmektedir. Yazar, eleştirilerini yalnızca teorik düzlemde bırakmayarak, modern Müslüman kimliğin yaşadığı çelişkileri, tarihsel hafıza kaybını ve taklitçilik sorununu da kapsamlı biçimde tartışır. Laik-seküler söylemlerin, İslam medeniyetinin kavramsal ve ahlaki mirasını gölgelediği; buna karşılık İslam ilim geleneğinin, çağdaş sorunlara kendi iç dinamikleriyle cevap üretebilecek bir yeterliliğe sahip olduğu vurgulanır. Sonuç olarak eser, sahih bir Tanrı ve din tasavvurunun ancak vahiy merkezli bir bilinçle yeniden inşa edilebileceğini savunan bütüncül ve polemik yönü güçlü bir düşünsel çağrı niteliği taşımaktadır.
Bu eser, modern dönemde özellikle İslam dünyasında yaygınlık kazanan laiklik ve sekülerlik anlayışlarını, Tanrı ve din tasavvurunda meydana getirdiği dönüşümler bağlamında eleştirel bir perspektifle incelemektedir. Çalışmanın temel iddiası, laik-seküler ideolojilerin yalnızca siyasal ve toplumsal alanı değil, aynı zamanda inanç biçimlerini, Tanrı algısını ve dini yaşama pratiklerini de derinden dönüştürdüğüdür. Yazar, bu dönüşümü “Tanrı ve din sapması” kavramı etrafında tartışarak, modern ideolojilerin Tanrı'yı kamusal hayattan sürgün eden, dini ise bireysel ve işlevsiz bir alana hapseden yönlerine dikkat çekmektedir. Eserde, Batı kaynaklı ideolojilerin tarihsel gelişimi ile İslam düşüncesinin tevhid merkezli Tanrı anlayışı karşılaştırılmakta; özellikle laikliğin, Tanrı'yı otorite ve hükümranlık alanının dışına iterek beşerî ideolojileri fiilen kutsallaştırdığı savunulmaktadır. Bu durumun, Müslüman birey ve toplumlarda zihinsel bir parçalanmaya, inanç–amel bütünlüğünün zedelenmesine ve dinin hayatı dönüştürücü gücünün zayıflamasına yol açtığı ileri sürülmektedir. Yazar, eleştirilerini yalnızca teorik düzlemde bırakmayarak, modern Müslüman kimliğin yaşadığı çelişkileri, tarihsel hafıza kaybını ve taklitçilik sorununu da kapsamlı biçimde tartışır. Laik-seküler söylemlerin, İslam medeniyetinin kavramsal ve ahlaki mirasını gölgelediği; buna karşılık İslam ilim geleneğinin, çağdaş sorunlara kendi iç dinamikleriyle cevap üretebilecek bir yeterliliğe sahip olduğu vurgulanır. Sonuç olarak eser, sahih bir Tanrı ve din tasavvurunun ancak vahiy merkezli bir bilinçle yeniden inşa edilebileceğini savunan bütüncül ve polemik yönü güçlü bir düşünsel çağrı niteliği taşımaktadır.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.