Her çağın bir imtihanı, her ümmetin bir sızısı vardır. Bizim çağımızın sızısı Filistin’dir. Bu eser, o sızının kelimelere bürünmüş hâlidir; karanlığın içinde şiir arayanların, zulmün gölgesinde direnişin izini sürenlerin kalbinde yankı bulan bir vicdan çağrısıdır.
Burada yer alan her satır; Gazze’nin taşlarına sinmiş feryatların, Mescid-i Aksa’nın gölgesinde bekleyen ümmetin yakarışlarının, yıkıntılar arasından yükselen “Allahu Ekber” sesinin izini taşır. Bu metinler bir araştırma değil; bir kalbin şahitliği, bir tarih kitabı değil; imanla bakan gözlerin, sabırla direnen yüreklerin ve adaletle çarpan bir vicdanın şahididir.
Burhan Perk, bu kitapta yalnızca yazmamış; hissetmiş, yaşamış ve taşıdığı davayı kelimelere dökerek okura bir vicdan aynası tutmuştur. “Kudüs’ün Sessiz Çığlığı” adını alan bu çalışma, hem bir feryadın hem bir umudun hem de bir duanın kaydıdır. Okudukça hissedecek, düşündükçe dua edeceksiniz.
Kudüs’ün sessiz çığlığı, Gazze’nin sarsılmaz direnişi ve ümmetin hâlâ süren bu büyük imtihanı… Bu kitap, bütün bu hakikatleri okuyucusuna tek bir cümle ile fısıldar:
“Zulüm devam etmez, adalet mutlaka tecelli eder. Ve Filistin, bir gün mutlaka özgür olacaktır.”
Çünkü Kudüs özgür olana kadar, hiçbir kalem tam anlamıyla susmayacaktır.
Her çağın bir imtihanı, her ümmetin bir sızısı vardır. Bizim çağımızın sızısı Filistin’dir. Bu eser, o sızının kelimelere bürünmüş hâlidir; karanlığın içinde şiir arayanların, zulmün gölgesinde direnişin izini sürenlerin kalbinde yankı bulan bir vicdan çağrısıdır.
Burada yer alan her satır; Gazze’nin taşlarına sinmiş feryatların, Mescid-i Aksa’nın gölgesinde bekleyen ümmetin yakarışlarının, yıkıntılar arasından yükselen “Allahu Ekber” sesinin izini taşır. Bu metinler bir araştırma değil; bir kalbin şahitliği, bir tarih kitabı değil; imanla bakan gözlerin, sabırla direnen yüreklerin ve adaletle çarpan bir vicdanın şahididir.
Burhan Perk, bu kitapta yalnızca yazmamış; hissetmiş, yaşamış ve taşıdığı davayı kelimelere dökerek okura bir vicdan aynası tutmuştur. “Kudüs’ün Sessiz Çığlığı” adını alan bu çalışma, hem bir feryadın hem bir umudun hem de bir duanın kaydıdır. Okudukça hissedecek, düşündükçe dua edeceksiniz.
Kudüs’ün sessiz çığlığı, Gazze’nin sarsılmaz direnişi ve ümmetin hâlâ süren bu büyük imtihanı… Bu kitap, bütün bu hakikatleri okuyucusuna tek bir cümle ile fısıldar:
“Zulüm devam etmez, adalet mutlaka tecelli eder. Ve Filistin, bir gün mutlaka özgür olacaktır.”
Çünkü Kudüs özgür olana kadar, hiçbir kalem tam anlamıyla susmayacaktır.