Kim Yapay;Kim Serisi 2

Stok Kodu:
9786255724243
Boyut:
135-210-
Sayfa Sayısı:
264
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026-03-13
Kapak Türü:
Karton
Kağıt Türü:
Kitap Kağıdı
Dili:
Türkçe
320,00
Havale/EFT ile: 316,80
9786255724243
387774
Kim Yapay;Kim Serisi 2
Kim Yapay;Kim Serisi 2
320
Bilgiyi bu bedene doğru nabızla yerleştirebilirsem, gerisi kendi kendine nefes almaya başlayacaktı. İçimdeki geçidin yerini yokladım ve masanın üzerine yeni düzenin ilk çizgisini koydum. Metalin içi elimde açıldıkça, kendi içimi de seyrediyormuşum gibi hissettim. Anima'nın modülleri işaretlenmiş bezlere, kabloları özenli bir örgüye ayrılıyordu; her şey sökülüp yeniden kurulabilir görünüyordu. Oysa insanın içi böyle değildi. Ne duygular numaralandırılabiliyor, ne kırık hatıralar masaya serilip tek tek yerine takılabiliyordu. Tam o sırada içimde ince, ayıp bir kıpırtı belirdi: kıskançlık. Numaralı bezlerden birine uzandım; yanlış numaraya gidecektim ki elim durdu. Masadaki kusursuz düzen, içimdeki dağınıklığın gölgesini bir anlığına bana gösterdi. Keşke bozulan yerlerimi ben de böyle söküp masaya koyabilseydim; kırığı gösterip "burayı onarın" diyebilseydim. "İnsan nasıl tamir edilir?" sorusu dudaklarımın ucuna kadar geldi ama çıkmadı. Cevabı yoktu; belki de insanı insan yapan şey, tamirin hiçbir zaman bütünüyle mümkün olmamasıydı. Anima'nın bedenini açarken şunu fark ettim: İçsel adını verdiğim bu yolculuk, metalin içine değil, içimin karışıklığına yapılan başka bir provaydı. Ona da kazandırmak istediğim buydu; yalnızca düzenli bir iç dünya değil, dağınıklığıyla acıtan bir derinlik.
Bilgiyi bu bedene doğru nabızla yerleştirebilirsem, gerisi kendi kendine nefes almaya başlayacaktı. İçimdeki geçidin yerini yokladım ve masanın üzerine yeni düzenin ilk çizgisini koydum. Metalin içi elimde açıldıkça, kendi içimi de seyrediyormuşum gibi hissettim. Anima'nın modülleri işaretlenmiş bezlere, kabloları özenli bir örgüye ayrılıyordu; her şey sökülüp yeniden kurulabilir görünüyordu. Oysa insanın içi böyle değildi. Ne duygular numaralandırılabiliyor, ne kırık hatıralar masaya serilip tek tek yerine takılabiliyordu. Tam o sırada içimde ince, ayıp bir kıpırtı belirdi: kıskançlık. Numaralı bezlerden birine uzandım; yanlış numaraya gidecektim ki elim durdu. Masadaki kusursuz düzen, içimdeki dağınıklığın gölgesini bir anlığına bana gösterdi. Keşke bozulan yerlerimi ben de böyle söküp masaya koyabilseydim; kırığı gösterip "burayı onarın" diyebilseydim. "İnsan nasıl tamir edilir?" sorusu dudaklarımın ucuna kadar geldi ama çıkmadı. Cevabı yoktu; belki de insanı insan yapan şey, tamirin hiçbir zaman bütünüyle mümkün olmamasıydı. Anima'nın bedenini açarken şunu fark ettim: İçsel adını verdiğim bu yolculuk, metalin içine değil, içimin karışıklığına yapılan başka bir provaydı. Ona da kazandırmak istediğim buydu; yalnızca düzenli bir iç dünya değil, dağınıklığıyla acıtan bir derinlik.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat
G-MKS8NWYW8V